www.kabakini.de

Kabakini Köyü - Misafir Defteri -
HOS GELDINIZ


Defterimize yazarsaniz seviniriz.
Yazinizi yazdiktan sonra, asagida gördügünüz sayi ve harfleri, hemen sagindaki bosluga yazip (Eintrag hinzufügen)'ü tiklayin.
Simdiden sagolun. Saygilarimla, Önder

« Neuere Einträge Zeige Einträge 1246 - 1250 von 1353 Ältere Einträge »
Name Kommentar
osman ünal erstellt am 27-02-2008 um 23:35 Uhr
olsun 30 degil 40 senede olsa yinede fener hakemlerle almaktansa 100 sene almasin daha iyi 8 tane sarikanaryaliyi 12 arslan zor yendi vay beeeee helal sana sari kanaryamm yikilmadin ayaktasin !!!!!!!!!
serhat yılmaz erstellt am 27-02-2008 um 21:38 Uhr
tüm fenerlilere geçmiş olsun artık 30 sene sonra alırsınız kupayı hahahahahahahahaha
o. ünal erstellt am 27-02-2008 um 00:33 Uhr
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı

Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler, bugün" maruzat"!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?

Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem...
Anlamaz! Ruhuma geçti bileksem!

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil
Sayım var, maktada hizaya dizil!
Tek yekûn içinde yazıl ve çizil!

İnsanlar zindanda birer kemiyet;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş gibi bıçak, nara gibi tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yönünde şefkat

Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim, senelik paydan!
Zindanda dakika farksız aydan

Karıştır çayını zaman erisin
Kopuk kopuk, duman duman erisin!

Peykeler, duvara mıhlı peykeler
Duvarda, başlardan yağlı lekeler
Gömülmüş duvara, bas bas gölgeler...

Duvar, katil duvar yolumu biçtin
Kanla dolu sünger... Beynimi içtin

Sukut... Kıvrım kıvrım uzaklık uzar
Tek nokta seçemez dünyada nazar
Yerinde mi acep, ölü ve mezar?

Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz?
Güneşe göç varda, kalan biz miyiz?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...

Garip pencerecik, küçük daracık;
Dünyaya kapalı, Allah’a açık

Dua, dua eller karıncalanmış;
Yıldızl ar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep Yoncalınmış

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş
Karanlığında nur, yeniden doğuş.
Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed’im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

osman ünal erstellt am 27-02-2008 um 00:30 Uhr
NECİP FAZIL KISAKÜREK'İN ZİNDANDAN MEHMED'E MEKTUP ADLI ŞİİRİ

Zindanda iki hece Mehmed'im lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de geri adam, boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı ?..Belki ..Daha ölmedim!

Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel... Yüz adım... Bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak!

Bir âlem ki, gökler boru içinde.
Akıl almazların zoru içinde
Üst

A.VAHAP ÖZKAYA erstellt am 25-02-2008 um 08:28 Uhr
EYÜP ÜNAL DAYININ GEÇİRMİŞ OLDUĞU RAHATSIZLIĞI NEDENİYELE ALLAH'TAN ACİL ŞİFALAR DİLER, GEÇMİŞ OLSUN DİLEKLERİMİ İLETİRKEN AİLESİNE DE ALLAH'TAN SABIRLAR DİLERİM...
« Neuere Einträge Ältere Einträge »